Asıl önemli olan; oynanmış olanın üzerine değil, oynanmamış bir maçın kritiğini yaparken doğruları görebilmektir spor yazarlığı.
O adam diyor ki: “Futbol, akıl ve ayağın birleşmesidir sahada.”
Ben de diyorum ki: O ADAM! Futbol maçlarını yorumlarken yazılarına felsefe, psikoloji, edebiyat, mizah, tarih, aşk, sevgi, şiir katarak betimlemeler yapan… Bir anda maç yazısından farklı yerlere daldığımız, kendi kendimize gülümsediğimiz… Bilmediğimiz olayları bize aktararak bilgi edinmemizi sağlayan… Hayalleri geniş, hedefleri büyük olanları, daha maçlar oynanmadan “Benden söylemesi, bu futbolla bizi ham ederler” diyerek rüya âleminde olanları uyandıran…
“Çarşı”nın sadece bir tribün grubu olmadığını, sosyal alanda da giriştikleri mücadelenin ne kadar anlamlı olduğunu benim gibi bilmeyenlere anlatan… Tuttuğu takımın attığı golden sonra sevinçten havaya zıplayıp halının üzerine “güm” diye düşerek ses çıkaran O ADAM!
Yazılarında kavgadan, sataşmadan uzak; değişik, kendine has, hiç kimsede olmayan bir yazı karakterine sahip O ADAM!
Futbolun Serpil Hamdi Tüzün’ünü, Fatih Terim’ini gururla anlatan; bu ülkenin tüm çocuklarının şövalye ruhlu olduğunu gören… Teknik-taktiğin yanlışlarını önceden sezebilen, spor camiasının en kalbi muhabbetli O ADAMI: Orhan Can!
“Ah Bu Gençler” adlı yazısını okurken duygulanmamak, insanın içinin ürpermemesi mümkün mü?
👉 Ah Bu Gençler – Orhan Can (Cumhuriyet)
Teşekkürler, en kalbi muhabbetli güzel insan!

Çok teşekkür ederim
YanıtlaSil