Sosyal medyada herkes vatan, millet, Sakarya diye haykırdı.
Ama o haykırışların çoğu sadece gösterişti. Ekranın parlak ışığında yankılanıp kaybolan sözlerdi.
Çünkü diyorum ki: Göstermelikti!
Hiç kimse yaşamında bir gün olsun şehitlerimiz için bir değişiklik yapmadı.
Ne bir saygı duruşu, ne bir durup düşünme, ne de içten bir muhasebe…
Sadece paylaşımlar yapıldı, birkaç saniyelik “duyarlılık” sergilendi;
sonra hayatlar hiçbir şey olmamış gibi devam etti.
Kahkahalar atıldı…
Hayatın içindeki yalan dolanlar su gibi aktı…
Acının ağırlığı, sorumluluğun ciddiyeti hiçbir yaşamı etkilemedi.
Sosyal medya şovu bittiğinde, paylaşımlar da bitti.
Ben buna karşıyım.
Bu millet bu kadar vurdumduymaz olamaz.
Bu kadar cahil, bu kadar sadece kendini düşünen bir topluma dönüşmemeliyiz.
Ne oldu bize?
Bu milletin ayarlarıyla nasıl oynandı?
Neden bu hale geldik?
Allah sonumuzu hayreylesin…
Çünkü biliyorum ki Allah hiçbir milleti sebepsiz yere cezalandırmaz.
Musibeti çağıran, bizzat milletin kendi halidir.
Bugün başımıza ne geliyorsa, sebebi yine biziz.
Ahlakımızı kaybettik, edebimizi kaybettik, namusumuzu kaybettik…
Değerlerimizi, özümüzü, insanlığımızı kaybettik.
Kaybetmediğimiz bir şey kaldı mı?
Her şeyimizi yitirdik…
Ve üstelik bunun farkındayız ama yine de kaybettiklerimizle umursamadan yaşamaya devam ediyoruz...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder