“FENERBAHÇE BUGÜN GERÇEK ANLAMDA KAYBETTİ”
21 Eylül 2005 tarihinde “Tarihe Not” başlığıyla bir yazı paylaşmıştım.
Yazının başlığı şuydu:
“Fenerbahçe bugün gerçek anlamda kaybetti.”
O yazıda şunu açıkça ifade etmiştim:
3 Temmuz’da ve sonrasında Fenerbahçe’yi yıkamayanlar, bu kez siyaseti kulübün içine sokarak amaçlarına ulaştılar.
Ali Koç, Türkiye’nin en güçlü ailelerinden birinin ferdiydi. Fenerbahçe’yi ekonomik olarak ayağa kaldırmıştı. İşte tam da bu durum, Fenerbahçe’yi yıkmak isteyenlerin işine gelmiyordu. Çünkü ekonomik olarak güçlü bir Fenerbahçe, onların bütün oyunlarını bozuyordu. Onların istediği; sportif ve ekonomik anlamda zayıf bir Fenerbahçe idi.
Bu nedenle siyaseti devreye soktular.
Ali Koç’un önünü kestiler.
O gün Fenerbahçe hem sahada kaybetmişti hem de sandıkta.
Bunun Fenerbahçe tarihine kara bir sayfa olarak geçeceğini yazmıştım.
“Fenerbahçe geleceğini riske etti” demiştim ve yazının sonunda da şunu eklemiştim:
“Umarım yanılıyorumdur.”
Keşke yanılmış olsaydım!
Ancak aradan çok geçmeden, 19 Aralık günü, Fenerbahçe Başkanı’na yönelik bir operasyon düzenlendi. Tarihte ikinci kez, asla olağan olmayan bu operasyonla Fenerbahçe Kulübü’nü yeniden ele geçirmenin, Fenerbahçe’yi yıkmanın senaryoları yazılmaya başlandı.
Çünkü ne Aziz Yıldırım döneminde ne de Ali Koç döneminde Fenerbahçe’yi ele geçirebilmişlerdi.
Ali Koç’u sandıkta indirmek için her türlü oyun oynandı, her türlü tezgâh kuruldu.
Birlik oldular ve ekonomik olarak güçlü Fenerbahçe’yi, güçlü bir lideri olan Ali Koç’u başkanlıktan ettiler.
Yerine, Fenerbahçeliliğinden hiç şüphe duymadığım, büyük karakterli iş insanı Sadettin Saran başkan oldu.
Bana göre sağa sola saldırmayan, kimseyle uğraşmayan, sadece Fenerbahçe’ye odaklı ama aynı zamanda zayıf ve kolay yenilebilir bir başkan profili çizen, Sadettin Saran üzerinden nihayet hedeflerine ulaşmak istediler.
Medya’da, Galatasaray muhabirlerinin gırtlakları yırtılırcasına bağıra bağıra haberi vermeleri, canlı yayınlarda Sadettin Saran’ı suçlu ilan etmeleri bu kirli oyunun en net göstergesiydi.
Böylelikle bir kez daha bardağın kirli yüzü net bir şekilde gözler önüne serilmiş oluyordu.
Bu oyunu gören taraftar birlik oldu.
“Başkanımızı yedirmeyiz” diyerek gece yarısı havaalanına akın ettiler.
Başkanlarını omuzlarda karşıladılar.
Şunun altını net bir şekilde çiziyorum!
Sadettin Saran suçsuzdur, masumdur.
Bu yapılan, doğrudan Fenerbahçe’ye yönelik bir operasyondur.
Daha önce Aziz Yıldırım üzerinden Fenerbahçe’ye operasyon yapıldı.
Aziz Yıldırım hapsedildi, Fenerbahçe’nin şampiyonlukları gasp edildi, transfer yapması engellendi. Takım kurşunlandı. Fenerbahçe’nin son 10 hatta 20 yıldır her alanda hakkı yenildi!
Bugün de aynı senaryo Sadettin Saran üzerinden sahnelenmektedir.
Bu bir şahıs meselesi değil, Fenerbahçe’yi ele geçirme operasyonudur.
Eğer ülkede adalet olsaydı yasa dışı bahis reklamı yapanlar, kara para aklayanlar, fon kuranlar, her türlü yolsuzluğu yapanlar bugün yargılanırdı.
Ancak malum camianın, malum takımın yöneticileriyle ilgili hiçbir sorun yoktur.
Fenerbahçe kaptanı bahis oynamadığı hâlde, sadece hesabından para çıktığı için tutuklu yargılanırken;
“Ben bahis oynadım” diyen bir Galatasaray futbolcusu 45 gün hak mahrumiyetiyle kurtulabilmektedir.
Bu tablo, adalet ışığının ülkede söndüğünün açık göstergesidir.
Bir camianın nasıl sistemli şekilde yok edilmeye çalışıldığının, bir taraf mağdur edilirken diğer tarafın nasıl korunduğunun kanıtıdır.
Fenerbahçe yıllardır yalnız bırakıldı, hakkı yendi.
Ama bugün Sadettin Saran yalnız değildir.
Arkasında milyonlarca Fenerbahçeli vardır.
Sadettin Saran’ın seçim döneminde söylediği bir söz vardı:
“Bir kurdun arkasından yüz köpek havlamıyorsa, o kurt kurt değildir.”
Bugün görüyoruz ki Sadettin Saran koca bir kurttur.
Arkasından yüz değil, binlerce köpek havlamaktadır.
Çünkü Fenerbahçe’yi yemek için sıraya girmişlerdir.
Ama biz o kurdu da, Fenerbahçe’yi de yedirmeyeceğiz.
Emelleri yine boşa çıkacaktır.
Biz yıllar önce söylemiştik!
“3 Temmuz bitmedi.
Sadece şekil değiştirdi ve daha azılı şekilde devam ediyor” diye.
Bugün bunun kanıtını bir kez daha gördük.
Fenerbahçeliler uyanık olun, birlik olun.
Önce başkanımıza sahip çıkalım.
Kaptanımıza sahip çıkalım.
Fenerbahçe’ye sahip çıkalım.
Fenerbahçemiz güçlendi.
Bu sezon derbi kaybetmedi.
Avrupa’da yoluna devam ederken yine darbe vurulmak istendi.
Ama bugün birlik olma günüdür.
El ele, omuz omuza kenetlenelim.
Fenerbahçemizi, başkanımızı, kaptanımızı yedirmeyelim…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder